' AB bizim stratejik önceliğimiz'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği’yle (AB) işbirliğini güçlendirmeye hazır olduklarını belirterek, “Türkiye, elbette AB tam üyelik tam hedefine...

' AB bizim stratejik önceliğimiz'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği’yle (AB) işbirliğini güçlendirmeye hazır olduklarını belirterek, “Türkiye, elbette AB tam üyelik tam hedefine...

' AB bizim stratejik önceliğimiz'
14 Ocak 2022 - 11:07

UZLAŞMANIN YOLUNU AÇACAK“Sürecin siyasi saiklerle engellenmesi tüm taraflara zarar veriyor. Müzakerelerin başlatılması birçok konuda uzlaşmanın yolunu da açacaktır. AB’nin 2022 yılında stratejik miyopluktan kurtularak Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesinde daha cesur davranmasını ümit ediyoruz. Mevcut kısır yaklaşımın birliğin bölgesel ve küresel güç olma iddiasına zarar verdiği ve hiçbir sorunu çözmediği ortadadır. Birlik içi dayanışma bahanesinin özellikle ardına sığınılarak Türkiye-AB ilişkilerinin sabote edilmesinin önüne geçilmelidir. Bunun için de bazı üyelerin Türkiye ile problemlerini birlik koridorunda çözme çabasından vazgeçmesi gerekiyor. Geçen sene komşumuz Yunanistan ile diyalog mekanizmalarının birçoğunu yeniden canlandırdık. Gerilimin düşürülmesi için büyük gayret gösterdik. İki komşu ülke olarak doğrudan ve yapıcı diyalogla aramızdaki meseleleri halledebileceğimize samimiyetle inanıyorum. Türkiye’nin Kıbrıs meselesine ilişkin duruşu da nettir.AB, RUMLARIN SÖZCÜSÜKıbrıs meselesinin çözümüne ilişkin 50 yılı aşkın süredir devam eden müzakere süreçlerinin neden başarıya ulaşmadığı hepinizin malumudur. Rumlar kendilerini adanın tek sahibi olarak gören, Kıbrıs Türklerini yok sayan zihniyetten bir türlü kurtulamadı. Maalesef AB, körü körüne Rum tarafının sözcülüğünü yaparken aynı coğrafyanın ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerinin hakkını hukukunu görmezden geldiler. Sergilenen çifte standartlar artık hepimizi dünün güneşi ile bugünün çamaşırlarını kurutmaya çalışmanın zaman kaybı olduğu noktasına getirdi. Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi çözümün önünü açacaktır. AB açısından artık samimi bir muhasebe yapma vakti gelmiştir.AB HEDEFİNE BAĞLIYIZYarım asırdan fazla bir süredir AB’ye üyelik için çaba harcıyoruz. Şahsen 20 yıla varan Başbakanlığım ve Cumhurbaşkanlığım döneminde üyelik sürecimizin tüm vechelerine ayrıntıları ile vakıf oldum. Bu 20 yıllık zaman diliminde Avrupa’da sayısız liderle Cumhurbaşkanı ile Başbakanla, bakanla, birlik temsilcisi ile görüştüm, konuştum. Tam üyelik yolunda attığımız adımların nasıl engellendiğini bizzat gördüm, yaşadım. Bu tecrübeler ışığında şu gerçekleri samimiyetle ifade etmek isterim.AB, SAMİMİ VE ADİL DAVRANMALICoğrafi, tarihi ve beşeri olarak Avrupa kıtasının bir parçası olan Türkiye elbette AB tam üyelik tam hedefine bağlıdır. Maruz kaldığımız onca adaletsizliğe rağmen AB bizim stratejik önceliğimiz olmayı sürdürüyor. Yapılması gereken, AB’nin Türkiye’nin üyelik sürecine dair samimi, adil ve ahde vefalı davranmasıdır.Müzakere eden aday ülke olarak AB ile işbirliğimizi ve diyaloğumuzu güçlendirmeye hazırız. Ön yargılar veya korkular yerine uzun vadeli stratejik bir bakış açısıyla hareket edilmesi ortak menfaatimizedir. Sizlerden gerek Brüksel’e gerek başkentlerinize yapacağınız yönlendirmelerle Türkiye-AB münasebetlerinde yeni bir sayfanın açılmasına destek olmanızı özellikle bekliyorum.DAHA YÜREKLİ SESLER BEKLİYORUZGöç konusunda bizim AB’den beklentimiz sadece adil yük ve sorumluluk paylaşımından ibarettir. 18 Mart Mutabakatı’nın göç yönetimine ilişkin boyutu güncellenmediği sürece bu alanda derinlikli bir işbirliğinden söz etmek mümkün değildir. Yine bu süreçte geri itme hadiselerine ve göçmenlere yönelik uluslararası hukuku ayaklar altına alan uygulamalara da son verilmesi şarttır. Ege’deki müessif olaylarla ilgili daha yürekli sesler yükseltmesini bekliyoruz.VİZE SERBESTİSİÖnümüzdeki dönemde özellikle vize serbestisi ve Gümrük Birliği konularında ilerleme kaydetmemiz gerekiyor. Vize serbestisi diyaloğu kapsamında 72 kriterden kalan 6’sının karşılanması hususunda önemli bir mesafe katettik. Vize serbestisi, turizm ve ticaret yanında Türkiye’nin tam üyeliği önündeki ön yargıların kırılmasına da katkı sağlayacaktır. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ise ortak menfaatimizedir.OYALAMA TAKTİKLERİTürkiye, müzakere sürecini yürüten aday ülke olarak tedarik zincirleri, terörizm, göç, güvenlik, savunma, İslam ve yabancı düşmanlığı, sağlık ve enerji arz güvenliği gibi temel konularda sorun çözücü role sahiptir. Biz de bu anlayışla birlikle münasebetlerimizi daha sağlam bir zemine oturtmak istedik. Diyalog ve diplomasiden yana çaba gösterdik. Üzülerek ifade etmek isterim ki AB tarafından beklediğimiz karşılığı göremedik. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi başta olmak üzere bu olumlu gündemi hayata geçirmemek için bize karşı oyalama taktikleri uygulandı. YAZILIM HATALARI!Siyasi hesaplarla tam üyelikten kaynaklanan haklarını kötüye kullanan kimi ülkelerin bu süreçte engelleyici şekilde davrandıkları ortadadır. Ancak asıl üzerinde düşünülmesi gereken birliğin çıkarlarının birkaç üye ülkenin ihtiraslarına kurban edilmesidir. Esas hesaplaşılması gereken birliğin iradesinin birkaç devlet tarafından esir alınmış olmasıdır. Türkiye’nin tam üyelik sürecindeki kararlı, dirayetli, sabırlı tutumu ile birlik içindeki tabiri caizse yazılım hatalarının da görülmesine katkı sağladığına inanıyorum.TERÖR DAHA DA AZACAKTIElini vicdanına koyan herkes kabul edecektir ki şayet Türkiye’nin olağanüstü çabaları olmasaydı bugün hem Suriye hem de Avrupa çok farklı bir manzara ile karşı karşıya kalacaktı. Bizim gayretlerimiz olmasaydı göç krizi daha fazla derinleşecek, can kayıpları daha çok artacak, terör daha fazla azacak, istikrarsızlık çok daha geniş bir coğrafyaya yayılacaktı. Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye göç krizi ile mücadelesinde AB’den anlamlı bir destek alamadı. Suriyelilerin terörden arındırdığımız bölgelere geri dönüşüne yönelik çabalarımız desteklenmedi. Avrupa’nın katkı vermediği iskan ve alt yapı projelerini biz kendimiz hayata geçirdik.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum